İzmir Bakırçay Üniversitesi’nde görev yapan coğrafya profesörü Sermin Tağıl, “Süper El Nino” doğa olayının yarattığı etkilerin 2027 yılına kadar Türkiye’nin iklimini doğrudan şekillendirmeye devam edeceğini belirtiyor. Uzman isim; sıcaklıklarda yeni rekorların kırılmasını, kuraklığın daha da şiddetlenmesini ve orman yangınları ile sel felaketlerinde ciddi bir artış yaşanmasını öngörüyor.
Anadolu Ajansı’na (AA) değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Sermin Tağıl, El Nino’nun Pasifik Okyanusu’nun orta ve doğu kesimlerindeki deniz yüzeyi sıcaklıklarının alışılmışın üzerine çıkmasıyla ortaya çıkan doğal bir iklim fenomeni olduğunu açıkladı. Dünya genelindeki rüzgar ve yağış rejimlerini değiştiren bu döngünün, çeşitli yıkıcı hava olaylarına zemin hazırladığını ifade etti. Tağıl, El Nino’nun Türkiye’yi doğrudan vurmasa da küresel atmosferik sirkülasyonu değiştirerek ülkemiz üzerinde dolaylı ancak oldukça güçlü etkilere yol açabildiğinin altını çizdi.
İstikrarsız Bir Yaz Mevsimine Doğru
Prof. Dr. Tağıl, önümüzdeki yaz mevsiminin sakin veya durağan geçme ihtimalinin düşük olduğunu vurguladı. Uzun süreli yüksek sıcaklıklar, acımasız bir kuraklık ve artan orman yangını risklerinin yanı sıra, bu sıcak ve kurak koşulları aniden bölecek kısa süreli fakat şiddetli hava olayları beklediğini ifade etti.
Uzman isim durumu şu sözlerle özetledi: “Bu yazın istikrarsız geçmesini bekliyoruz. Yüksek sıcaklıkların, şiddetli kuraklığın ve sık görülen yangınların yaşanacağı dönemler olacak. Ayrıca kısa süreli aşırı hava olaylarının bu sıcak ve kurak dönemleri böleceğini düşünüyoruz.”
Sonbahar mevsimine yönelik öngörülerini de paylaşan Tağıl, yazın hemen ardından Akdeniz ve Karadeniz’deki deniz yüzeyi sıcaklıklarının halihazırda ortalamanın çok üzerinde seyrettiğine dikkat çekti. Sonbaharda kuzeyden inen soğuk hava dalgalarının bu sıcak sularla buluşması sonucunda fırtınaların, şiddetli yağışların ve bazen “medicane” olarak bilinen Akdeniz kasırgalarının oluşabileceği uyarısında bulundu. Bu şiddetli etkilerin özellikle Doğu Akdeniz kıyılarında en yüksek seviyede hissedilmesi bekleniyor.
2026 ve 2027 Yıllarında Yeni Sıcaklık Rekorları Yolda
Süper El Nino’nun neden olduğu iklimsel tahribatın 2027 yılına kadar uzanmasının beklendiğini aktaran Tağıl, bu durumun beraberinde getireceği tehlikeleri şu şekilde sıraladı:
- Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu: Ciddi oranda artan şiddetli kuraklık riski.
- Karadeniz Bölgesi: Normallerin çok üzerinde şiddetli yağış ve su baskını tehlikesi.
Prof. Dr. Tağıl, konuya ilişkin uyarılarını şu ifadelerle dile getirdi: “2026 ve 2027 sonbaharının normallerden daha sıcak geçmesini bekliyoruz ve bu yüksek sıcaklıklar muhtemelen daha fazla aşırı hava olayını beraberinde getirecek. Orman yangınlarının ve sellerin daha sık meydana geleceğini, 2026 yazında ve 2027 yılı boyunca muhtemelen yeni sıcaklık rekorlarının kırılacağını düşünüyoruz.”
Sadece Meteorolojik Değil, Stratejik Hazırlık Şart
Bu tablonun yalnızca bir meteoroloji konusu olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Tağıl, içinde bulunduğumuz dönemin tarım, enerji ve su yönetimi gibi kritik sektörler için eylem planları hazırlama konusunda kilit bir zaman dilimi olduğunu söyledi. Kuraklık ve orman yangınlarına karşı afet müdahale planlarının acilen gözden geçirilip geliştirilmesi gerektiğini savundu.
Su kaynaklarının titizlikle korunmasının ve yangınlar ile kuraklığa karşı alınan önlemlerin güçlendirilmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Tağıl, bu adımların sadece bir iklim takibi değil, ulusal bir öncelik politikası olması gerektiğini ifade etti.
Bu kritik uyarılar; geçmişte yaşanan ve orman yangınları ile kuraklıklardaki rekor artışlarla ilişkilendirilen 1997-1998, 2015-2016 ve 2023-2024 El Nino dönemlerinin ardından geliyor. Tağıl, bu tarihsel döngünün bugün karşı karşıya kaldığımız riskleri anlamlandırmamıza büyük ölçüde yardımcı olduğunu belirtti.





