Ana SayfaDünyaHürmüz Boğazı Kapanınca Irak Alternatif Rotalara Yöneldi

Hürmüz Boğazı Kapanınca Irak Alternatif Rotalara Yöneldi

Ortadoğu’da patlak veren savaşın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini felce uğratması, Irak’ı ham petrol ihracatı için acil olarak yeni güzergahlar aramaya itti. Irak Petrol Bakanlığı sözcüsü Saheb Bazoun, salı günü yaptığı açıklamada, ülkenin can damarı olan petrol sektörünün bu kesintilerden ağır yara aldığını vurguladı.

Yaşanan krizi değerlendiren Bazoun, durumu şu sözlerle ifade etti: “Bölgedeki diğer ülkeler gibi, petrol üretimi ve pazarlaması ciddi şekilde etkilendi ve hükümeti alternatif ihracat rotaları aramaktan başka çaresiz bıraktı.”

Sözcü, halihazırda birçok Irak petrol tankerinin denizlerde mahsur kaldığı bilgisini paylaştı. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) kurucu üyelerinden biri olan Irak, devlet gelirlerinin yaklaşık yüzde 90’ını ham petrol satışından elde ediyor. Ülke, savaş patlak vermeden önce günde 3,5 milyon varili aşkın petrol ihraç ediyordu. Ancak İran’ın, ABD ve İsrail ile devam eden çatışmaları gerekçe göstererek Körfez’den petrol çıkışına izin verilmeyeceği yönündeki yeminli açıklamalarının ardından, Hürmüz Boğazı petrol tankerlerine fiilen kapanmış durumda.

Masadaki En Güçlü Seçenek: Türkiye Üzerinden Ceyhan Boru Hattı

Mevcut darboğazı aşmak isteyen Iraklı yetkililer, kuzeydeki Kürt bölgesinden başlayıp Türkiye’nin Ceyhan limanına uzanan boru hattı üzerinden ihracat yapmak da dahil olmak üzere çeşitli senaryolar üzerinde çalışıyor. Hükümet ayrıca petrolün karayoluyla taşınması ihtimalini de değerlendiriyor; ancak bu projenin hayata geçirilmesinin uzun zaman alacağı öngörülüyor.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nden (IKBY) üst düzey bir yetkili, federal Irak’tan yapılacak petrol ihracatını kolaylaştırmak amacıyla görüşmelerin sürdüğünü belirtti. Yetkilinin aktardığına göre Bağdat yönetimi, yaklaşık 700.000 varil kapasiteye sahip olan Ceyhan hattı üzerinden günlük 200.000 varil petrol ihraç edebilmek için izin talebinde bulundu.

Buna karşılık bölgesel yönetim, bankacılık sistemleri üzerinden ABD dolarına erişimin iyileştirilmesi gibi bazı temel şartların yerine getirilmesini talep ediyor. Konuya ilişkin net bir duruş sergileyen Kürt yetkili, “Bağdat’a dolarlarla ilgili rahatlamanın ilk önce gerçekleşmesi gerektiğini açıkça belirttik” diyerek, halihazırda “Kürdistan’a yüzde 100 dolar ambargosu var” iddiasında bulundu.

Irak, yılın başından bu yana yaşadığı ABD doları likidite sıkıntısı nedeniyle ekonominin birçok sektöründe zorluklar çekiyor. Bununla birlikte, savaşın başlamasının ardından yabancı enerji şirketlerinin tedbir amacıyla faaliyetlerini durdurması, IKBY bölgesindeki petrol üretimini de sekteye uğrattı.

Artan Petrol Fiyatları Küresel Enflasyon Endişesini Tetikliyor

Hürmüz Boğazı’nda yaşanan petrol sevkiyatı krizleri, küresel ham petrol arzını daraltırken fiyatların da hızla tırmanmasına neden oldu. Analizlere göre, petrol fiyatlarındaki her 1 dolarlık yükseliş, ABD’deki benzin fiyatlarına galon başına yaklaşık 2,5 sentlik bir artış olarak yansıyor.

Amerikan Otomobil Birliği’nin (AAA) verilerine göre, ABD genelinde ortalama benzin fiyatı son bir hafta içinde yüzde 16 oranında fırlayarak galon başına 3,48 dolara ulaştı. Bu rakam bir hafta önce 2,99 dolar, bir ay önce ise 2,90 dolar seviyesindeydi. Fiyatlar eyalet bazında büyük farklılıklar gösteriyor; Kaliforniya 5,20 dolarlık ortalamayla zirvede yer alırken, onu 4,63 dolarla Washington ve 4,52 dolarla Hawaii takip ediyor. Arkansas, Missouri, Oklahoma ve Kansas gibi eyaletlerde ise fiyatlar hala 3 dolar sınırının altında seyrediyor.

Artan petrol fiyatları sadece otomobil kullanıcılarını değil, lojistik sektöründe kullanılan dizel ve havacılıkta kullanılan jet yakıtı maliyetlerini de doğrudan artırarak küresel taşımacılık ve navlun ücretlerini yukarı çekiyor. Uzmanlar, enerji piyasalarındaki bu tarz uzun süreli kesintilerin küresel enflasyonu ve ekonomik istikrarı derinden sarsabileceği konusunda uyarıyor.

Enflasyon Hedefleri Tehlikede

Küresel piyasalara dalga dalga yayılan arz şokları ve yükselen enerji maliyetleri, enflasyon üzerinde yepyeni bir baskı unsuru oluşturuyor. ABD Merkez Bankası (Fed), uzun süredir enflasyonu yüzde 2 hedefine çekmeye çalışırken, fırlayan enerji fiyatları bu süreci oldukça karmaşık bir hale getiriyor. Ocak ayında ABD tüketici enflasyonu yıllık bazda yüzde 2,4 artarak bir yavaşlama eğilimi göstermişti; ancak analistler, enerji şoklarının uzaması halinde fiyatların yeniden şaha kalkabileceğini öngörüyor.

American Enterprise Institute’tan kıdemli araştırmacı Steven Kamin, enflasyonist etkinin boyutunun petrol fiyatlarının ne kadar yükseleceğine ve bu seviyelerde ne kadar kalacağına bağlı olduğunu ifade etti. Kamin, para politikalarında gerekli ayarlamalar yapılmadan petrol fiyatlarının yüksek seyretmeye devam etmesi durumunda, 1970’lerde yaşanan petrol krizlerine benzer bir enflasyon sarmalının ortaya çıkabileceğine dikkat çekti. Bununla birlikte, savaşın kısa sürede sona ermesi ve enerji fiyatlarının gevşemesi halinde enflasyonun yeniden Fed’in yüzde 2’lik hedefine doğru gerileyebileceğini sözlerine ekledi.

Oxford Economics analistleri ise ABD ekonomisinin mevcut kriz karşısında dirençli kalma ihtimali bulunduğunu, ancak artan petrol fiyatlarının alt ve üst gelir grupları arasındaki ekonomik uçurumu daha da derinleştireceğini vurguladı. Uzmanların ortak görüşü; çatışmalar uzadıkça Amerikan tüketicisinin artan enerji ve ulaşım maliyetlerinin ağırlığını çok daha şiddetli hissedeceği yönünde.

RELATED ARTICLES

Most Popular

Recent Comments