Türk medyasında yer alan haberlere göre, 7 Nisan Salı gününden itibaren Türkiye genelinde akaryakıt fiyatlarında ciddi bir artış yaşanması bekleniyor. Motorin fiyatlarında sert bir yükseliş öngörülürken, benzin fiyatlarındaki artışın bir kısmı mevcut vergi mekanizması sayesinde sınırlandırılacak.
Sektör temsilcilerinden alınan bilgilere göre, motorinin litre fiyatına 7,67 TL (0,17 dolar) zam yapılması planlanırken, benzine ise 2,29 TL’lik bir fiyat artışı yansıması bekleniyor.
Bu fiyat güncellemesinin arkasında, küresel petrol piyasalarındaki süregelen dalgalanmalar yatıyor. İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar, uluslararası referans olan Brent petrolün varil fiyatının 110 dolar civarında seyretmesine neden olarak iç piyasadaki maliyetleri doğrudan etkiliyor.
7 Nisan İstanbul Akaryakıt Fiyat Beklentileri
Motorin grubunda Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) marjı tamamen tükendiği için, beklenen fiyat artışının tamamı doğrudan pompa fiyatlarına yansıyacak. Bu durum, dizel araç sahiplerinin zammı bütünüyle hissedeceği anlamına geliyor.
Öte yandan, benzin fiyatlarındaki yükselişin tüketiciye daha ılımlı yansıması planlanıyor. Eşel mobil sistemi sayesinde, 2,29 TL’lik zammın yaklaşık yüzde 75’i devlet tarafından karşılanacak. Tüketiciye yansıyacak olan yüzde 25’lik kısım ise pompada sadece 0,57 TL’lik bir artış yaratacak ve böylece vatandaşların üzerindeki ani mali yük hafifletilecek.
Pazartesi günkü İstanbul pompa fiyatları üzerinden yapılan son hesaplamalara göre, bu zamların ardından benzinin litre fiyatının 63,02 TL’ye (1,41 dolar), motorinin litre fiyatının ise 85,14 TL’ye ulaşması öngörülüyor.
Türkiye’de Akaryakıt Fiyatları Nasıl Belirleniyor?
Türkiye piyasasında akaryakıt ücretleri; döviz kurları, küresel piyasa verileri ve yerel vergilerin harmanlandığı çok katmanlı bir yapı üzerinden şekillenmektedir. Temel olarak rafineri çıkış fiyatları, günlük olarak izlenen dolar/TL kuru ve CIF Akdeniz piyasasındaki uluslararası ürün fiyatları baz alınarak hesaplanmaktadır.
Rafineri fiyatının kesinleşmesinin ardından, nihai tüketici fiyatını belirlemek için Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), Katma Değer Vergisi (KDV), dağıtım şirketi payı ve bayi kar marjı gibi çeşitli eklemeler yapılmaktadır.
Sektör, serbest piyasa koşullarında işlese ve dağıtım firmaları ile bayilerin rekabet doğrultusunda kendi fiyatlarını belirlemesine olanak tanısa da, vergiler nihai maliyetin en büyük belirleyicisi olmaya devam etmektedir.
İran savaşı sürecinde Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasıyla ortaya çıkan ekonomik dalgalanmaları kontrol altına almak amacıyla Türkiye, yeni bir vergi düzenleme mekanizmasını devreye soktu. Bu sistem, döviz kurları veya küresel petrol fiyatlarındaki ani yükselişlerin maliyetleri artırması durumunda, ÖTV’den yüzde 75’e varan oranlarda feragat edilmesini sağlayarak fiyat şoklarını yumuşatmayı hedefliyor.





