Michelin Rehberi, “2026 Yılında Gastronomi Tutkunları İçin En İyi Seyahat Destinasyonları” listesini resmen duyurdu. İtalya’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne, Suudi Arabistan’dan Filipinler’e kadar uzanan bu özel seçki, mutfak kültürünün başrolde olduğu 16 farklı bölgeyi kapsıyor. Bu prestijli listede Türkiye’den de büyüleyici bir destinasyon yerini aldı.
Venedik, İtalya
Venedik, mutfak dünyasındaki ağırlığını artırmaya devam ediyor. Şehir genelinde artık Michelin listesine girmiş 62 restoran hizmet veriyor. Son dönemde açılan lüks oteller ve uluslararası üne sahip şeflerin şehre gelişi, Venedik mutfağının yeniden yorumlanmasını sağladı. Hem geleneksel lezzetlere hem de modern dokunuşlara verilen önem, şehrin gastronomi sahnesini canlandırdı.
Çek Cumhuriyeti (Prag’ın Ötesi)
Michelin Rehberi’nin Çek Cumhuriyeti’ndeki kapsamı genişleyerek Prag sınırlarını aşıyor. Artık kırsal bölgeler, kaplıca kentleri ve ormanlık alanlardaki yerel restoranlar da dikkat çekiyor. Şeflerin yerel malzemelere ve geleneksel pişirme yöntemlerine odaklanması, ülkenin ulusal mutfak profilinin yükselmesine katkı sağlıyor.
Dolomitler, İtalya
2026 Kış Olimpiyatları’na hazırlanan Dolomitler bölgesinde, konaklama ve yeme-içme sektörüne yapılan yatırımlar hız kazandı. Geleneksel olarak doyurucu yöresel yemeklerle tanınan dağ mutfağı, yerel ürünlere sadık kalınarak modern tekniklerle yeniden şekillendiriliyor.
Wroclaw, Polonya
Wroclaw, özellikle Silezya mutfağını yeniden keşfeden genç şeflerin öncülüğünde Orta Avrupa’nın dikkat çeken bir lezzet merkezi haline geliyor. Bölgesel gelenekleri çağdaş yemek konseptleriyle harmanlayan şehrin restoran sahnesi, son yıllarda büyük bir gelişim gösterdi.
Amalfi Kıyıları, İtalya
Demiryolu bağlantılarının iyileştirilmesiyle ulaşımın kolaylaştığı Amalfi Kıyıları, yeniden ilgi odağı oldu. Bölge mutfağı; limon, hamsi ve el yapımı makarna gibi yerel temel gıdalar etrafında şekillenmeye devam ederken, restoranlar köklü tarifler ile yenilikçi sunumlar arasında bir denge kuruyor.
Suudi Arabistan
Suudi Arabistan, ilk ulusal seçkisinin yayınlanmasıyla Michelin Rehberi’ne giriş yaptı. Riyad ve Cidde’deki restoranlar, yeni yeme-içme konseptleri ve ülkenin konukseverlik sektörüne artan küresel ilginin desteğiyle, yöresel lezzetleri daha geniş bir uluslararası kitleyle buluşturuyor.
Kapadokya, Türkiye
Kapadokya, Michelin’in 2026 seçkisinde Türkiye’yi temsil eden tek ve eşsiz destinasyon olarak öne çıkıyor. Bölge şu anda gastronomi sahnesinde şu başarılarla parlıyor:
- Toplam 18 Michelin listesine girmiş işletme.
- Bir adet Michelin Yıldızlı restoran.
- Beş adet Bib Gourmand ödüllü mekan.
Bölgenin mutfağı, yerel ürünleri, köklü pişirme tekniklerini ve yöresel şarapları modern yaklaşımlarla harmanlayarak ziyaretçilere sunuyor.
Jiangsu, Çin
Jiangsu, tatlı su ürünlerine ve yerleşik mutfak tekniklerine vurgu yapan rafine yöresel mutfağıyla tanınıyor. Eyaletteki restoranlar, Michelin çatısı altında Çin’in en klasik yemek geleneklerinden birini temsil etmeye devam ediyor.
Filipinler (Manila ve Cebu)
Filipinler, özellikle Manila ve Cebu şehirleriyle Michelin Rehberi’nde giderek daha fazla görünürlük kazanıyor. Bu seçki, gündelik mekanlardan lüks restoranlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor ve Filipin mutfağına yönelik artan uluslararası ilgiyi yansıtıyor.
Route 66, ABD
Tarihi otoyol Route 66, 100. yıl dönümünü kutlarken sadece kültürel değil, aynı zamanda bir lezzet rotası olarak da tanıtılıyor. Yol üzerindeki klasik Amerikan restoranları (diner’lar), barbekücüler ve yöresel yemek gelenekleri, bu asırlık kutlamanın önemli bir parçası olarak öne çıkarılıyor.
Amerikan Güneyi, ABD
Güney eyaletlerinde şefler, Tennessee’nin tütsülenmiş barbeküsünden Louisiana’nın rafine Creole ve Cajun yemeklerine kadar bölgesel mutfağı yeniden tanımlıyor. Hasat lezzetlerinin pazarlara ve sofralara hakim olduğu sonbahar, bu bölgeyi ziyaret etmek için en ideal zaman.
Florida, ABD
Florida’nın yemek kimliği; Miami, Orlando ve Tampa gibi bilinen noktaların ötesine geçiyor. Körfez kıyısındaki kasabalar ve küçük şehirler; taze deniz ürünleri, şef odaklı menüler ve yerel malzemelere getirilen yaratıcı yaklaşımlarla takdir topluyor. Ocak’tan Mart’a kadar süren ılıman hava, hem kıyı hem de iç kesimlerdeki lezzet duraklarını keşfetmek için mükemmel bir fırsat sunuyor.
Boston, ABD
Boston, asırlık deniz ürünleri geleneklerini modern teknikler ve uluslararası etkilerle harmanlayarak mutfak kimliğini yeniden şekillendiriyor. South End ve Fort Point gibi mahalleler; canlı pazarları, yenilikçi menüleri ve taze yemek deneyimleriyle enerji saçıyor.
Philadelphia, ABD
Philadelphia’nın mutfak sahnesi, kendine güvenen ve otantik bir sesle gelişiyor. Şefler, yerel kaynaklı malzemeleri göçmen pişirme gelenekleriyle birleştirerek cesur ama ulaşılabilir lezzetler yaratıyor. Yürüyerek gezilebilen mahalleler, tek bir ziyarette birden fazla mekanı keşfetmeyi kolaylaştırırken; Mayıs-Haziran ve Eylül ayları en iyi hava koşullarını ve pazar tazeliğini sunuyor.
Quebec, Kanada
Quebec, mevsime duyarlı ve “terroir” odaklı mutfak kültürüyle tanınıyor. Montreal’in yaratıcı bistroları; akçaağaç, av etleri ve soğuk su deniz ürünlerini kutlayan kırsal sofraları tamamlıyor. Fransız etkilerini yerel geleneklerle harmanlayan bölgeyi ziyaret etmek için en uygun zaman, hasat lezzetlerinin zirveye ulaştığı ve manzaraların canlandığı Eylül ayıdır.





