2005 yılındaki ilk yarışından bu yana motor sporları dünyasında unutulmaz izler bırakan İstanbul Park, iddialara göre 2027 sezonu itibarıyla Formula 1 takvimine yeniden dahil olmak üzere FIA ile el sıkıştı. Efsanevi pist, takvimde en son 2020 ve 2021 yıllarındaki pandemi döneminde alternatif yarış alanı olarak yer bulabilmişti.
Motorsport.com’un aktardığı bilgilere göre, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın da arkasında durduğu beş yıllık sözleşme görüşmelerinde artık son viraja girildi. Resmi imzalar henüz atılmamış olsa da, konuya yakın kaynaklar geriye kalan adımların yalnızca bir prosedürden ibaret olduğunun altını çiziyor.
Kusursuz Altyapı ve Dev Kapasite
Tesisin elit yarış serisine dönüşü, sahip olduğu devasa altyapı ve etkileyici lojistik verilerle destekleniyor. Pistin öne çıkan özellikleri şu şekilde:
- 125.000’i aşan seyirci kapasitesiyle bölge turizmi için devasa bir gelir kaynağı yaratıyor.
- 5.338 kilometrelik (3.316 mil) uzunluğa sahip olan bu kompleks, küresel çapta Grade 1 lisansına sahip olan sayılı pistler arasında bulunuyor.
- Dünyanın en iyi pilotları için teknik testler ve üst düzey rekabetin en prestijli merkezlerinden biri olmaya devam ediyor.
Masadaki 5 yıllık anlaşma planı, Türkiye’nin Formula 1’in küresel ticari büyümesinde kalıcı bir yer edinmesini sağlarken, yarış ekosisteminde uzun vadeli ve değerli bir demirbaş olarak konumlanmasını da güvence altına alıyor.
İstanbul Park F1’in Büyük Planına Neden Çok Uygun?
İstanbul’un takvime dönüşündeki bu büyük heyecan sadece istatistiklerden değil, aynı zamanda padoktaki efsanevi isimlerin yorumlarından da besleniyor. Motorsport.com’a verdiği röportajda piste olan güçlü desteğini dile getiren eski Red Bull danışmanı Helmut Marko, buradaki “eşsiz atmosferi” hatırlattı. Red Bull’un bu pistteki tarihinde 2010 yılında takım arkadaşları arasında yaşanan o şanssız çarpışma yer alsa da, Marko pistin sürücüler için “fiziksel olarak zorlu” ve son derece tatmin edici olanlardan biri olduğunu ifade etti.
Aynı röportajda bu görüşe tam destek veren Toto Wolff ise, Lewis Hamilton’ın 2020’de sağanak yağmur altında şampiyonluğunu ilan ettiği yarışı hatırlatarak, pistin efsanevi anlar yaratma kapasitesini kanıtladığını vurguladı. Bu ortak destek, üst düzey takımların İstanbul Park’ı birinci sınıf bir yarış ortamı olarak gördüğünü açıkça ortaya koyuyor.
2027 ile Başlayan Rotasyon Stratejisi
2027 sezonu, Formula 1’in rotasyonlu sisteme geçiş yapacağı büyük bir dönüşümü temsil ediyor. Bu stratejik adımın detayları ise şöyle:
- Yeni sistem, artan küresel talebi doğru yönetmek amacıyla yarış alanlarının her yıl dönüşümlü olarak kullanılmasını sağlayacak.
- İstanbul Park, bu yeni dönemdeki yerini sağlama alarak 24 yarışlık takvimin kusursuz bir şekilde işlemesine olanak tanıyacak.
- 2025 yılına kadar yıllık 3,7 milyar dolar gibi devasa bir gelir elde etmesi beklenen F1’in finansal stratejisinde bu entegrasyon kilit bir rol oynuyor.
- İstanbul Park gibi yüksek kapasiteli yarış alanlarının takvime dahil edilmesi, sporun bu rekor rakamları koruması ve daha da yukarılara taşıması için büyük bir itici güç olacak.





