Uzun süredir kapılarını ziyaretçilere kapatmış olan Erzurum’un Oltu ilçesindeki Urartu döneminden kalma Oltu Kalesi, önümüzdeki aylarda kapsamlı bir onarım sürecine girmeye hazırlanıyor.
M.Ö. 4. yüzyılda inşa edilen ve sarp kayalıkların üzerinde yaklaşık 3.000 metrekarelik devasa bir alana yayılan bu yapı, hem mimari değeri hem de şehre hakim ihtişamlı konumuyla dikkatleri üzerine çekiyor.
Zaman içerisinde yapıda meydana gelen fiziksel bozulmalar sebebiyle yetkililer güvenlik amacıyla halkın girişini yasaklamış ve bu tarihi mekan tam 26 yıl boyunca kapalı kalmıştı. Kalenin geçmişte, Osmanlı İmparatorluğu döneminde kısa bir süreliğine kervansaray olarak da hizmet verdiği biliniyor.
Aslına Uygun Olarak Turizme Kazandırılacak
Bu dev yenileme hamlesi, Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı’nın (KUDAKA) Cazibe Merkezleri Destekleme Programı aracılığıyla finanse edilen “Erzurum Oltu Kalesi Restorasyonu ve Turizme Kazandırılması Projesi” kapsamında hayata geçiriliyor.
Oltu Belediyesi’nin koordinatörlüğünde yürütülecek olan bu önemli projeyle, yapının orijinal mimarisine sadık kalarak onarılması, ziyaretçiler için güvenli bir alan oluşturulması ve mekanın yeniden ülke turizmine açılması hedefleniyor.
Şehrin Kalbinde Benzersiz Bir Yapı
Basın mensuplarına konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Oltu Belediye Başkanı Adem Çelebi, kalenin hem ilçe tarihi hem de kendi kişisel hayatı için taşıdığı anlama vurgu yaptı.
Başkan Çelebi, duygularını şu ifadelerle dile getirdi: “Bu kalenin etrafında büyüdüm ve burayı restore etmek benim için büyük bir gurur. Şehrin kalbinde devasa doğal bir kaya oluşumu üzerindeki konumu, onu Türk kaleleri arasında benzersiz kılıyor.” Çelebi ayrıca, zorlu onarım sürecinin yaklaşık iki yıl sürmesinin beklendiğini de sözlerine ekledi.
Belediye Başkanı, kapsamlı bir kültür ve turizm rotası yaratma hedefiyle, kalenin hemen yanındaki Selçuklu dönemine ait tarihi hamamları da restore etmek için çevredeki arazilerin kamulaştırma işlemlerini başlattıklarına dikkat çekti.
Gelecek vadeden bu proje tamamlandığında, kale içerisinde turistlerin keyifle vakit geçirebileceği modern dinlenme alanları oluşturulacak ve yapının etrafındaki diğer tarihi mekanlarla entegrasyonu sağlanarak gelen konuklara çok daha zengin bir kültürel deneyim sunulacak.





