Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cuma günü yaptığı açıklamada, Türkiye’nin enerjiye ihtiyaç duyan ülkeler ile zengin kaynaklara sahip coğrafyalar arasında en güçlü geçiş ve köprü konumunda olduğunu, bölgesel krizlerin bu stratejik rolü daha da pekiştirdiğini vurguladı.
Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi’nde konuşan Erdoğan, küresel çaptaki son gelişmelerin Türkiye’nin uluslararası enerji pazarındaki kritik önemini bir kez daha kanıtladığının altını çizdi.
“Türkiye, zengin enerji kaynaklarına sahip coğrafyalarla bu kaynaklara ihtiyaç duyan ülkeler arasındaki en güçlü köprü, transit ve kavşak noktasıdır. Bölgemizde yaşanan son krizler, Türkiye’nin bu vasfını teyit etmiş ve pekiştirmiştir,” dedi Erdoğan.
“Ülkemiz, tüm provokasyonlara rağmen akılcı politikasıyla savaşın dışında kalmış, diplomasiyi ve diyaloğu önceleyen girişimleriyle sükunetin tesisine katkı sağlamıştır. Türkiye, son süreçte hem enerji taşımacılığında güvenilir bir ortak hem de barış için kilit bir aktör olarak öne çıkmıştır. Bunun olumlu etkilerini orta ve uzun vadede çok daha fazla göreceğimize inanıyorum,” diye ekledi.
LNG Kapasitesi 200 Milyon Metreküpe Yükselecek
Hükümetlerinin göreve ilk geldiği dönemde Türkiye’nin günlük doğal gaz giriş kapasitesinin yaklaşık 90 milyon metreküp seviyelerinde olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı, günümüzde bu rakamın 495 milyon metreküpe ulaştığını ifade etti.
Mevcut durumda Türkiye; ikisi Rusya’dan, ikisi Azerbaycan’dan ve biri İran’dan olmak üzere beş farklı boru hattı üzerinden doğal gaz tedarik ediyor. Ayrıca, 39 farklı ülkeden 50’yi aşkın şirketle gaz alım süreçleri yürütülüyor.
“LNG terminalleri, FSRU tesisleri, depolama yatırımları ve boru hatlarıyla Türkiye’yi Avrupa’nın en güçlü enerji merkezlerinden biri haline getirdik. Yapacağımız yeni yatırımlarla halihazırda 161 milyon metreküp olan günlük LNG gazlaştırma kapasitemizi 200 milyon metreküpe çıkaracağız,” şeklinde konuştu.
Gabar Petrol Sahası Yerli Üretimin %44’ünü Karşılıyor
Şırnak bölgesinde yer alan ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük petrol keşfi olarak nitelendirilen Gabar petrol sahasının önemine değinen Erdoğan, bu bölgenin tek başına toplam yerli petrol üretiminin %44’lük kısmını karşıladığını belirtti. Gabar’daki başarının ardından Diyarbakır’da dört yeni sahanın daha tespit edildiği ve önümüzdeki üç yıl içinde bu alanlarda 24 kuyunun açılmasının planlandığı bilgisi paylaşıldı.
“Bugün Gabar’dan elde edilen üretim, Türkiye’nin enerji arz güvenliğine çok ciddi bir katkı sağlamaktadır,” ifadelerini kullandı.
Sahadaki yüksek verimi “terörden arındırılmış Türkiye” vizyonuna bağlayan Cumhurbaşkanı, terör gölgesinin ortadan kalkmasıyla birlikte eskiden korku ve göçle anılan bölgelerin artık üretim, istihdam ve yatırımla anıldığını vurguladı. Devlet petrol şirketi Türkiye Petrolleri’nin (TPAO), hem yurt içi hem de yurt dışındaki arama, sondaj ve üretim faaliyetlerini genişleterek toplamda 1 milyon varil petrol ve gaz üreten dev bir şirket olmayı hedeflediği bildirildi.
Somali’de Derin Deniz Sondajı ve Kritik Mineraller
Somali açıklarında yürütülen sondaj çalışmalarının tarihi bir adım olduğunu söyleyen Erdoğan, bunun Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondaj operasyonu olduğunu belirtti. Hava ve iklim şartlarının elverişli olması halinde, söz konusu operasyonun altı ile dokuz ay içerisinde tamamlanması öngörülüyor.
“Temennimiz, uzun yıllardır iç istikrarsızlık ve yoklukla mücadele eden kardeş Somali halkının hasretle beklediği o müjdeli haberi verebilmektir,” dedi Erdoğan.
Öte yandan Suriye’nin yeni yönetimiyle hem petrol hem de madencilik alanlarında ortak çalışmaların devam ettiğini doğrulayan Erdoğan, Suriye’nin entegrasyon sürecinin tamamlanmasıyla yeni işbirliği fırsatları için çok daha uygun bir zemin oluşacağını dile getirdi.
Türkiye’nin maden çeşitliliği açısından dünyada dokuzuncu sırada yer aldığına ve 2025 yılı maden ihracatının 6,2 milyar dolara ulaştığına dikkat çekildi. Küresel bor rezervlerinin %73’üne sahip olan Türkiye, kamu kuruluşu Eti Maden aracılığıyla dünya bor piyasasındaki liderliğini koruyor.
Eskişehir’in Beylikova ilçesinde keşfedilen devasa nadir toprak elementi rezervinin Türkiye’yi kritik mineraller alanında “Şampiyonlar Ligi’ne” taşıdığını ifade eden Erdoğan, Eskişehir Kırka’daki pilot tesisin ilk lityum karbonat üretimini gerçekleştirdiğini ve aynı bölgede yıllık 600 ton kapasiteli sanayi tesisinin kurulum çalışmalarının sürdüğünü ekledi.
“Savunma sanayiinde olduğu gibi enerjide de tam bağımsızlık ülkemizin Kızılelma’sıdır. Türkiye bu hedefe doğru emin adımlarla yürümektedir. Bu yürüyüşün engellenmesine hiçbir şart altında izin vermeyecektir,” diyerek sözlerini tamamladı.





