Ana SayfaEğitimİstanbul Bilgi Üniversitesi Kapatıldı: 20 Bini Aşkın Öğrenci Belirsizlikle Karşı Karşıya

İstanbul Bilgi Üniversitesi Kapatıldı: 20 Bini Aşkın Öğrenci Belirsizlikle Karşı Karşıya

Türkiye’nin en köklü vakıf üniversitelerinden biri olan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni, yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile iptal edildi. Bu gelişme, 20 binden fazla öğrenci için büyük bir belirsizlik ortamı yarattı.

Kapatma kararı; akademik programların, kampüslerin ve mezuniyet aşamalarının geleceğine dair pek çok soruyu beraberinde getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan ve Cuma günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren bu karar, üniversitenin sahibi konumundaki Can Holding hakkında yürütülen adli soruşturma sebebiyle sekiz aydır kayyum yönetiminde olan kurumun resmen sonunu getirdi.

YÖK’ten Öğrencileri ve Mezuniyet Sürecini Koruma Adımları

Alınan kararın akabinde, tüm gözler Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin eğitim hayatlarına ve mezuniyet süreçlerine nasıl devam edeceğine çevrildi. Edinilen bilgilere göre, yetkililerin daha önce İstanbul Şehir Üniversitesi’nin kapatılması sürecinde uygulanan garantör üniversite modeline benzer bir sistem getirmesi bekleniyor.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), herhangi bir mağduriyetin yaşanmaması ve eğitimin kesintisiz sürmesi adına gerekli tedbirlerin şimdiden alındığını duyurdu. Kurul ayrıca, bu geçiş evresinde öğrencilerin, akademisyenlerin ve idari personelin hiçbir şekilde zorluk çekmesine müsaade edilmeyeceğinin altını çizdi.

Mevcut yasal düzenlemelere göre, öğrenci sayısı toplam kapasitenin %10’unun altına düşene kadar Bilgi Üniversitesi diplomaları verilmeye devam edecek. Bu sınırın altına inildiğinde ise “hami üniversite” uygulaması devreye girecek ve diplomalar belirlenen bu yeni kurum üzerinden verilecek. YÖK kaynaklarına göre, öğrencilerin eğitim ücretleri mevcut enflasyon oranlarına göre düzenlenerek devam edecek ve burs hakları da yasal güvence altında kalacak.

Denkliği Olmayan Bölümlerde Soru İşaretleri Sürüyor

Medyada garantör kurum olarak adı geçen Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde doğrudan karşılığı bulunmayan hukuk, mühendislik, işletme, psikoloji ve iletişim gibi programların akıbeti ise hala belirsizliğini koruyor. İddialara göre YÖK, kazanılmış hakların korunmasını merkeze alan çok aşamalı bir geçiş süreci üzerinde değerlendirmeler yapıyor.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre, öğrenciler kararın tam da sınav haftasında geldiğini, bu durumun hem programlarını altüst ettiğini hem de büyük bir kaosa yol açtığını belirttiler. Cuma öğleden sonra Santral kampüsünde toplanan öğrenciler protesto gösterisi düzenledi. Bazı akademisyenlerin dersleri ve sınavları iptal ettiği, bazılarının ise eğitime devam ettiği bildirildi.

İkinci sınıf psikoloji öğrencisi Hafize Çetin, resmi açıklamaların yetersiz kaldığını belirterek, “Herkes kelimenin tam anlamıyla ‘Kampüsümüze ne olacak? Nereye gideceğiz? Denkliği olmayan bölümlere ne olacak?’ gibi sorularla aklını kaçırıyor” dedi.

Aynı zamanda çift anadal programı ile hukuk eğitimi de alan Çetin, kurum değiştirmenin müfredat ve dil konusunda büyük sorunlar yaratabileceğini ekleyerek, “Her şeye sıfırdan başlamak zorunda kalacağım bir duruma düşebilirim” ifadelerini kullandı.

İsmini vermek istemeyen son sınıf bir mimarlık öğrencisi ise kapatılma kararını üniversitenin kimliğinin silinmesi olarak nitelendirdi: “Akademik kadrosuna güvendiğimiz ve güzel anılar biriktirdiğimiz okulumuzun kimliği fiilen siliniyor.” Barınma ve hukuki belirsizlikler konusunda da endişelerini dile getiren öğrenci şunları sordu: “Şu anda bir üniversitem var mı? Devlet sisteminde hala öğrenci olarak kayıtlı mıyım?”

Akademisyenler: “Karar Hiçbir Uyarı Yapılmadan Geldi”

Öğretim üyeleri de kararın tamamen beklenmedik olduğunu ifade etti. 2007 yılından bu yana Bilgi’de görev yapan İletişim Fakültesi akademisyenlerinden Dr. Güventürk Görgülü, karar geldiğinde üniversitenin 30. yıl dönümü için hazırlıklar yapıldığını söyledi.

Görgülü, BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada, “Bu kararın arkasındaki nedeni tam olarak anlayabilmiş değiliz. Eğitimde herhangi bir eksiklik yaşamıyoruz. YÖK’ten daha önce hiçbir uyarı gelmemişti” dedi. Görgülü, yönetimin net bir talimat vermemesi sebebiyle öğrencilerin sorularına yanıt veremediklerini dile getirdi.

Bilgi Üniversitesi’nde 17 yıl boyunca ders veren hukukçu Yaman Akdeniz ise hem zamanlamayı hem de süreci sert bir dille eleştirdi: “30 yıllık bir emekle kurulan kurum bir gecede fiilen kapatıldı. Bu hem hukuken hem de ahlaken yanlıştır.” Böyle bir adım planlanıyorsa akademik yılın sonunda uygulanmaması gerektiğini savunan Akdeniz, “İçeride binlerce öğrenci ve yüzlerce çalışan var. Şeffaf olmayan ve son derece keyfi bir şekilde yürütülen bir süreç var” ifadelerini kullandı.

Özel Üniversiteden Kayyum Sürecine Uzanan Süreç

Kurumun tarihçesine ve bugüne nasıl geldiğine bakıldığında şu detaylar öne çıkıyor:

  • Kuruluş: 7 Haziran 1996 tarihinde kurulan İstanbul Bilgi Üniversitesi, Türkiye’nin dördüncü özel vakıf üniversitesiydi.
  • El Değiştirme: 2006 yılında Laureate International Universities ağına katılan eğitim kurumu, 2019’da iş insanı Kemal Can aracılığıyla 90 milyon dolar karşılığında Can Holding bünyesine geçti.
  • Holdingin Büyümesi: Can Holding, ilerleyen dönemlerde Habertürk, Show TV ve Bloomberg HT gibi kanalları satın alarak medya sektöründe de genişledi.
  • Soruşturma Süreci: Eylül 2025’te savcılığın suç örgütü kurma, kaçakçılık, dolandırıcılık ve kara para aklama iddialarıyla başlattığı soruşturmanın ardından holding mercek altına alınmıştı.
RELATED ARTICLES

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Most Popular

Recent Comments