Ana SayfaEğitimAraştırma: Türk Üniversite Öğrencileri Geçim Sıkıntısı ve Yalnızlıkla Mücadele Ediyor

Araştırma: Türk Üniversite Öğrencileri Geçim Sıkıntısı ve Yalnızlıkla Mücadele Ediyor

Türk Eğitim Vakfı (TEV) tarafından 2025 yılında gerçekleştirilen kapsamlı bir etki analizi çalışması, Türkiye’deki üniversite öğrencilerinin karşı karşıya olduğu zorlukların boyutlarını gözler önüne serdi. Araştırma, gençlerin yalnızca finansal güvencesizlikle değil, aynı zamanda yalnızlık, sosyal izolasyon ve gelecek konusundaki belirsizliklerle de mücadele ettiğini ortaya koyuyor.

Rapor, birçok öğrencinin çalışmak zorunda kalması, ailesine mali bir yük olma korkusu taşıması ve sosyal ya da kültürel faaliyetlere katılacak kaynaklardan yoksun olması nedeniyle beklenen üniversite hayatını yaşayamadığını vurguluyor. Buna karşılık, burs desteği alan öğrencilerin hem akademik başarı hem de genel refah açısından belirgin şekilde daha iyi durumda oldukları görülüyor.

Araştırmanın Kapsamı ve Temel Bulgular

TEV etki analizi, sadece ekonomik gerçekleri değil, aynı zamanda öğrencilik yaşamının duygusal ve sosyal boyutlarını da değerlendiren geniş bir çerçeveye sahip. Araştırma örneklemi şu gruplardan oluşuyor:

  • Yaşları 19 ile 35 arasında değişen toplam 1.946 genç katılımcı.
  • Bu grubun 1.175‘i aktif bursiyerlerden oluşuyor.
  • 374 kişi daha önce destek almış mezunları temsil ediyor.
  • 397 kişi ise karşılaştırma amacıyla oluşturulan kontrol grubunda yer alıyor.

Bulgular, finansal veya duygusal destekten yoksun olan gençlerin genellikle okurken çalışmak zorunda hissettiklerini, sosyal olarak içe kapandıklarını ve kültürel katılım için kaynak ayıramadıklarını gösteriyor. Bu durum, gençlik dönemini tam anlamıyla yaşayamama hissine yol açıyor.

Örneklem genelinde rapor edilen en baskın duygusal durum ise gelecek kaygısı. Ekonomik istikrarsızlık, yüksek enflasyon, artan yaşam maliyetleri ve mezuniyet sonrası istihdam endişeleri, bu belirsizliği besleyen temel faktörler olarak öne çıkıyor.

Finansal Stres, Sosyal İçe Kapanma ve İzolasyon Riski

Rapor, Türkiye’deki üniversite öğrencileri arasında yaygın olan finansal mücadeleye özellikle dikkat çekiyor. Ortaya çıkan tablo şu şekilde özetleniyor:

  1. Birçok öğrenci eğitimi sırasında çalışmak zorunda kalıyor; bu da akademik odaklanmanın azalmasına, stresin artmasına ve sosyal hayata katılımın düşmesine neden oluyor.
  2. Burs desteği olmayan öğrenciler, ailelerine “yük olma” düşüncesiyle sık sık suçluluk ve baskı hissediyor.
  3. Bu duygusal ağırlık, sosyal izolasyona, öz değerin azalmasına ve akran etkileşiminden uzaklaşmaya katkıda bulunuyor.
  4. Sinema, kitap, sanat etkinlikleri veya basit eğlence toplantılarına erişimin kısıtlı olması, yalnızlık ve kopukluk hissini derinleştiriyor.

Bursların Rolü ve Desteğin Sınırları

Vakfın mevcut kapasitesi ve öğrencilerin ihtiyaç duyduğu destek arasındaki uçurum dikkat çekici boyutlarda. TEV Genel Müdürü Banu Taşkın, konuyla ilgili şu ifadeleri kullanıyor:

“Vakfa yılda yaklaşık 20.000 burs başvurusu yapılıyor, ancak yalnızca 4.000-5.000 öğrenciye destek sağlanabiliyor.”

Bu veri, binlerce gencin ciddi ekonomik baskılarla yüzleşmesine rağmen yeterli finansal yardım olmaksızın eğitimlerine devam ettiğini gösteriyor. Temel masrafları karşılamanın ötesinde, TEV bursları mentorluk programlarına, kültürel etkinliklere ve sosyal katılım girişimlerine erişimle de ilişkilendiriliyor. Bu unsurlar, öğrencileri sadece akademik olarak değil psikolojik olarak da destekleyerek özgüvenlerini ve aidiyet duygularını artırıyor.

Ancak destek hizmetlerinin sınırlı kapasitesi, öğrenci nüfusunun önemli bir kısmını “görünmez” ekonomik ve duygusal zorluklara karşı savunmasız bırakıyor. Araştırmacılar, bu durumun refah, istihdam güveni ve sosyal entegrasyon üzerinde uzun vadeli etkileri olabileceğini belirtiyor.

RELATED ARTICLES

Most Popular

Recent Comments