ABD Başkanı Donald Trump, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, ABD’nin başkent Karakas’ta Venezuela lideri Nicolas Maduro’yu yakalamak için düzenlediği operasyonun ardından Washington’un “güvenli, uygun ve makul bir geçiş” sağlanana kadar Venezuela’yı “esasen” yöneteceğini söyledi.
Trump, basın toplantısında “Güvenli, uygun ve adil bir geçiş gerçekleşene kadar ülkeyi yöneteceğiz” dedi. Açıklama; özel kuvvetlerin Maduro ve eşini gözaltına aldığı, hava saldırılarının birçok noktayı vurduğu ve başkenti sarsan yıldırım saldırısından saatler sonra geldi.
Trump, bu sözlerle tam olarak neyi kastettiğini ayrıntılandırmazken, Florida’daki basın toplantısında “Bir grup ile ülkeyi yöneteceğiz” ifadesini kullandı. “Kişileri belirliyoruz” diyen Trump, yanında bulunan kabine üyelerinin görevde olacağını belirtti.
ABD Başkanı, Maduro ve eşinin gözaltına alındığını ve Venezuela’dan çıkarıldığını söyleyerek “Şu anda bir gemide. Nihayetinde New York’a gidecekler ve sonra bir karar verilecek” dedi.
“Gerekirse” ikinci aşama ve asker konuşlandırma mesajı
Trump’ın açıklamalarındaki bir diğer dikkat çeken unsur, ABD’nin operasyonu genişletebileceği yönündeki mesajları oldu. Trump, ABD askerlerinin Venezuela’ya konuşlandırılabileceğini dile getirerek ABD’nin “kara kuvvetlerinden korkmuyor” olduğunu ifade etti. Ayrıca, “gerekirse” Venezuela’ya ikinci ve çok daha büyük bir saldırı düzenlemeye hazır olduklarını da sözlerine ekledi.
Operasyon, “kanun uygulama” eylemi olarak sunulsa da Trump’ın söyleminde rejim değişikliği ve Venezuela’nın petrol zenginliklerinin ana hedefler olduğuna işaret eden vurgular yer aldı.
Maduro’nun gözaltı fotoğrafı ve “USS Iwo Jima” paylaşımı
79 yaşındaki Cumhuriyetçi lider, Maduro’nun gözleri bağlı, kelepçeli ve gürültü önleyici kulaklık takmış halde bir ABD donanma gemisinde gözaltında olduğu bir fotoğrafı paylaştı. Paylaşılan görüntüde Maduro’nun gri Nike marka eşofman altı ve ceket giydiği, kulaklıkla birlikte kelepçeli şekilde oturduğu görüldü.
Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında fotoğrafın yanına “Nicolas Maduro, USS Iwo Jima gemisinde” notunu düştü.
Maduro ve eşinin uyuşturucu ve terör suçlamalarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldüğü aktarılırken, Trump operasyon sonrası Venezuela’daki devasa ham petrol rezervlerinden yararlanılması için Amerikan şirketlerine kapı açılacağını da söyledi.
ABD’li petrol şirketleri vurgusu: Yatırım ve altyapı mesajı
Trump, Amerikan petrol devlerinin ülkeye gireceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Dünyanın en büyük petrol şirketleri olan ABD’nin dev petrol şirketlerini oraya göndereceğiz, milyarlarca dolar harcayacaklar, kötü durumda olan altyapıyı, petrol altyapısını onaracaklar ve ülke için para kazanmaya başlayacaklar”
Bu söylem, operasyonun yalnızca güvenlik ve hukuk perspektifiyle değil, ekonomik hedefler bağlamında da tartışılmasına neden oldu.
Venezuela’da “büyük çaplı” operasyon iddiaları ve acil durum
Venezuela hükümeti, daha önce ABD’yi birçok eyalette sivil ve askeri tesisleri hedef almakla suçlamış ve ülke genelinde ulusal acil durum ilan etmişti. Trump ise daha sonra ABD güçlerinin “büyük çaplı” bir saldırı gerçekleştirdiğini doğruladı ve Maduro ile eşinin yakalanarak ülke dışına çıkarıldığını söyledi.
Gelişmelerin, Washington ile Karakas arasında aylarca tırmanan gerginliğin ardından geldiği belirtildi. ABD’li yetkililer Maduro’yu uyuşturucu kaçakçılığıyla ilişkilendirmekle suçlarken, Maduro bu suçlamaları reddetti. Maduro’nun daha önce ABD ile görüşmeye açık olduğunu söylediği de hatırlatıldı.
Muhalefet cephesi ve iktidar tartışması
ABD destekli muhalefet lideri Maria Corina Machado, sosyal medyada “özgürlük saati geldi” diyerek muhalefetin başkan adayı Edmundo Gonzalez Urrutia’nın derhal iktidarı devralması çağrısında bulundu.
Trump ise Machado’nun ülkeyi yönetme olasılığını, yurt içinde “destek veya saygı” eksikliği olduğunu ileri sürerek reddetti. Bunun yerine Maduro’nun yardımcısı Delcy Rodriguez ile çalışabileceğini öne süren Trump, Rodriguez’in “Venezuela’yı yeniden büyük yapmak için gerekli olduğunu düşündüğümüz şeyleri yapmaya esasen istekli” olduğunu söyledi.
Trump ayrıca ABD’nin ülkedeki varlığının kısa sürmeyeceğini vurgulayarak “Şu anda oradayız, ancak uygun bir geçiş gerçekleşene kadar orada kalacağız” dedi.
Uluslararası tepkiler: Çin’den kınama, BM’den endişe, Fransa’dan uyarı
Operasyonun yankıları uluslararası alana da taşındı. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, “uluslararası hukuk kurallarına saygı gösterilmemesinden derin endişe duyduğunu” söyledi.
Maduro yönetiminin önemli destekçilerinden Çin, ABD saldırısını “şiddetle kınadı”. Fransa ise Venezuela’daki çözüme ilişkin yaklaşımında, dış müdahaleye karşı uyarıda bulunarak bir çözümün “dışarıdan dayatılamayacağı” mesajını verdi.
Karakas’ta patlamalar, helikopter hareketliliği ve saldırının ayrıntıları
Karakas’ta yaşayanlar, yerel saatle sabah 2 sularında patlama sesleri ve helikopter hareketliliği olduğunu bildirdi. AFP muhabirlerinin aktardığına göre hava saldırıları yaklaşık bir saat boyunca büyük bir askeri üssü ve bir havaalanını hedef aldı.
Trump, operasyonun ABD’nin “uzmanlığı” sayesinde kısmi bir elektrik kesintisiyle başladığını söyledi. ABD askeri yetkilileri ise aylar süren istihbarat çalışmasının ardından yürütülen operasyona yaklaşık 150 uçağın destek verdiğini aktardı. Yetkililer, 63 yaşındaki Maduro ve eşinin direnmeden teslim olduğunu ve ABD tarafında kayıp yaşanmadığını belirtti.
Saldırıdan birkaç saat sonra Karakas’ın geniş kesimlerinde görece sakinlik gözlenirken, polis kamu binalarının çevresine konuşlandırıldı ve bazı bölgelerde dumanların yükseldiği aktarıldı.
Maduro’nun iktidarı, seçim tartışmaları ve ABD Kongresi’ndeki soru işaretleri
Maduro, Hugo Chavez’in ardından 2013’ten bu yana Venezuela’yı yönetiyor. ABD ve bazı Avrupa ülkeleri, 2018 ve 2024’teki tartışmalı seçimleri gerekçe göstererek uzun süredir Maduro’nun meşruiyetini tanımayı reddediyor.
Öte yandan ABD Kongresi’nin bazı üyeleri operasyonun yasallığını sorguladı. Ancak Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, operasyonun “kararlı ve haklı” olduğunu söyledi.





