Ana SayfaEkonomiTürkiye'de Zeytinyağı Fiyatları Yüzde 60 Arttı: Gerçek "Sıvı Altın"

Türkiye’de Zeytinyağı Fiyatları Yüzde 60 Arttı: Gerçek “Sıvı Altın”

Türkiye’deki zeytin ve zeytinyağı üreticileri, yaşanan şiddetli kuraklık nedeniyle 2025 sezonunu “verimsiz” olarak ilan etti. Piyasada oluşan arz sıkıntısı, fiyatların adeta fırlamasına neden oldu.

Son sekiz aylık verilere göre, zeytin fiyatlarında yüzde 45, zeytinyağı maliyetlerinde ise yüzde 60 oranında devasa bir artış kaydedildi.

Artık tüketiciler zeytini kilo ile değil, tane hesabı ile alıyor. Köşe yazarı Damla Turgutlu Soybaş’ın analizine göre, 850 gramlık standart bir Gemlik zeytini kavanozunun içinde yaklaşık 170 adet zeytin bulunuyor. Bu standart kavanozdan çıkan tek bir zeytinin maliyeti güncel fiyatlarla 2,71 TL’ye (0,06 $) denk geliyor. Mısır Çarşısı’ndaki perakendecilerde tek bir zeytinin fiyatı 5 TL’yi aşarken, butik üreticilerde bu rakam 10 TL’ye kadar tırmanıyor.

Zeytinyağı Fiyatlarında Yüzde 70’i Aşan Artışlar

Ağustos 2025 ile Nisan 2026 arasındaki dönemde zeytinyağı çeşitlerinin fiyatlarında devasa güncellemeler yapıldı. Bu emtia, market raflarında “sıvı altın” unvanını tam anlamıyla hak etti.

  • Erken hasat sızma zeytinyağı (5 litre): 2.112,50 TL’den (47,50 $) 4.100 TL’ye (92 $) yükseldi.
  • Ayvalık sızma zeytinyağı (5 litre): 1.560 TL’den 2.400 TL’ye tırmandı.
  • Taş baskı sızma zeytinyağı (3 litre): 2.000 TL’den 2.600 TL’ye ulaştı.
  • 10 kilogramlık indirimli kampanya paketleri: 5.900 TL’ye ulaşarak yüzde 73,53’lük bir artış kaydetti.

Uzmanlar bu tabloyu sadece basit bir enflasyonla değil, tarım sektöründeki genel çöküşle açıklıyor. İlk hasadı vuran kuraklığın ardından çiftçiler; ikiye katlanan tarım işçisi yevmiyeleri ve sürekli artan akaryakıt fiyatlarıyla baş başa kaldı. Gübre, tarım ilacı, ambalaj ve sıkım maliyetlerinin tümü eşzamanlı olarak zirve yaptı.

Ekonomik şartların giderek zorlaşmasından derin bir hayal kırıklığı duyan üreticiler pes etme noktasına geldi. Birçok çiftçi, “Kazanamıyorum, bırakacağım” diyerek isyan ediyor. Sektör temsilcileri, Eylül ile Aralık 2026 ayları arasında piyasayı vuracak yeni bir zam dalgası öngörüyor.

Türk Çiftçisinin Çok Cepheli Mücadelesi: Akbelen Krizi

Yaşanan ekonomik kriz, Türkiye’nin tarımsal merkezlerine yönelik kalıcı bir tehlikeyi de gölgeliyor: Tarım arazilerini hızla tüketen kurumsal madencilik operasyonları.

Hükümet, Akbelen Ormanı’nda yer alan 679 parsel özel köy arazisine el konulması için bir “acele kamulaştırma” kararı çıkardı. Bu karar, Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerine kömür sağlamak amacıyla Limak-İÇtaş ortaklığına yeni alanlar açıyor. Avukat Arif Ali Cangı, devletin bu müdahalesini özel mülkiyetin doğrudan gasp edilmesi olarak nitelendiriyor.

Asırlık zeytin ağaçlarını bu endüstriyel genişlemeye karşı korumak isteyen köylüler, kolluk kuvvetleriyle sık sık karşı karşıya gelirken, gösterdikleri bu direniş ağır şekilde cezalandırılıyor.

Çevre Aktivistine Hapis Şoku ve Sürgün

Yerel mahkeme, çevre aktivisti Esra Işık’ı kamu görevlisine hakaret ve mukavemet suçlamalarıyla 31 Mart’ta hapse mahkum etti. İkizköy’ün seçilmiş muhtarı olan annesi Nejla Işık, kızının öfkesinin yargı heyetine değil, ekosistemlerini yok eden şirketlere yönelik olduğunu savundu.

Nejla Işık, “Esra’nın isyanı, toprağının yağmalanmasına karşı en ön safta mücadele eden bir aktivistin feryadıdır. Bu sözler, doğayı kâr uğruna yok edenleredir” ifadelerini kullandı.

Duruşma sırasında Işık’a destek vermek ve kurumsal işgallere zemin hazırlayan devlet kurumlarını protesto etmek için adliye önünde toplanan kadınlardan biri, “Buraya Adliye değil, şirketin adı yazılmalı” diyerek tepkisini gösterdi.

Yetkililer, büyüyen bu yerel dayanışmayı susturmak amacıyla baskıları artırdı. 7 Nisan’da Esra Işık, köyünden 200 kilometre uzaklıktaki bir İzmir cezaevine ani bir kararla sevk edildi. Avukat Cangı, bu ani sürgünü “cezaevi önündeki basın açıklamalarını ve protestoları engellemeyi amaçlayan bilinçli bir devlet taktiği” olarak değerlendiriyor.

Yaşanan bu tırmanışa karşı köylüler, gasp edilen topraklarını geri almak için mücadelelerini başkente taşıdı ve Ankara’daki Anayasa Mahkemesi önünde toplanarak eylemlerine devam etme kararı aldı.

RELATED ARTICLES

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Most Popular

Recent Comments